Köpeklerde Sık Görülen Hastalıklar

Köpeklerde halsizlik, hastalıkların temel semptomlarından biridir.

Yaşamımızı renklendiren ve hayatımızın birer parçası haline gelen köpeklerde görülen hastalıklar hiç şüphesiz köpek besleyen tüm bireyleri yakından ilgilendiren bir konudur ve hastalıklar noktasında bilinç sahibi olma dostlarımıza daha kaliteli bir yaşam sunmak adına önemli ve yerinde gerekliliklerden biridir. Köpeklerde sık görülen hastalıklar kapsamında ilk etapta kusma, ishal ve çeşitli enfeksiyonal durumlar değerlendirilecek, değerlendirilen bu yaygın problemlerin nedenleri ve etkileri incelenecektir. Burada unutulmaması gereken; köpek hastalıklarının tedavisinde de yetkili tek noktanın veteriner hekimler olduğu ve alacağımız yanlış kararların dostumuzun yaşantısını büyük olasılıkla etkileyeceğidir.

Kusma ve İshal

Köpeklerde karşı karşıya kalınan problemlerin başında gelen kusma ve ishal durumu her ne kadar iki farklı rahatsızlıkmış gibi gözükse de, her iki sorunun da temelinde yatan noktaların ağırlıklı olarak sindirim sistemi üzerinde yoğunlaşmış olması ve birbirleri ile ilişki içerisinde olmaları dolayısıyla bir arada değerlendirilmeyi hak eden iki rahatsızlıktır.

Köpeklerde kusma, çoğu zaman dostlarımızın mide ve bağırsağındaki bakteriyel ya da beslenmeye bağlı olarak gelişen komplikasyonlar etkisinde ortaya çıkarken zaman zaman da;

  • Cisim yutma
  • Böbrek ve karaciğerin işlevindeki dalgalanma
  • Pankreasın iltihaplanmasına bağı olarak görevini tam anlamıyla yerine getirememe
  • Ani beslenme değişimi

durumlarıyla ilintili olarak ortaya çıkar.

Köpeklerde fazla yemek zaman zaman kusmaya neden olabilir.

Burada ifade edilmemesine karşın kusmayı tetikleyen bir durum da; tümörlerdir. Tümörler çoğu zaman yaşlı köpeklerde görülmesi dolayısıyla kusmanın ana nedenlerinden biri olarak değerlendirilmemekle birlikte, dostumuzun yaşı ve yapısına bağlı olarak gündeme gelmesi muhtemeldir.

Ani beslenme değişimi, cisim yutma ve bakterilerin mide ve bağırsak üzerindeki etkilerine bağlı olarak gelişen kusma durumu, alınacak birkaç basit önlem ile uygun zemine oturmadan ortadan kaldırılabilir. Bu açıdan bakıldığında; dostumuzun beslenme ve bakım sürecinde hassas davranılmasının hastalıklar üzerinde yapması muhtemel önleyici etkiyi daha net görmek mümkün olacaktır.

Kusmanın altında yatan etkenler her ne kadar temel bir bakış açısıyla 5-6 noktada toplanabilir gibi görülse de, bu durum bazı hallerde problemin kökenindeki nedenin bulunmasını geciktirerek kusmanın ortadan kaldırılması noktasında zorlaştırıcı bir etkiye sahip olabilir.

Köpeklerde ishalin nedenleri de genel itibariyle sindirim sistemindeki bozukluklar olarak şekillenmekle birlikte şu şekilde özelleştirilebilir;

  • Dostumuzun çöpten ya da çevreden temin ettiği bozulmuş yiyecekleri tüketmesi.
  • Çeşitli hastalıklara çözüm olması amacıyla kullanılan ilaçların sindirim sistemine olumsuz etkimesi.
  • Birçok farklı etkene bağlı olarak gelişen stres durumu.
  • Bakterilerin sindirim sisteminin normal işleyişini sekteye uğratması.
  • Bağırsak parazitlerinin dışkılamanın yapısını değiştirmesi.

İshal olmadan önce köpekler; iştahtan kesilme, keyifsizlik, huysuzluk ve ateş yükselmesi gibi semptomlar ile ishalin sinyallerini sahibine verebilir. Tabii bu semptomlar farklı hastalıklara da işaret edebileceğin dolayı kesin bir yargıya varabilme noktasında yetersizdirler.

Köpeklerde ateş ve halsizlik birlikte görüldüğü takdirde

Köpeklerde ishal durumunda büyük ölçekli sıvı kayıpları ortaya çıkar ve bu durumun dezenfekte edilmiş bir su kabında, temiz su ile ortadan kaldırılması gerekir. Özellikle su kaybına değinilmesinin nedeni; ishali sonrası en sık karşılaşılan problemlerden biri olarak köpekseverlerin karşısına çıkıyor olmasıdır.

İshalin nedenleri incelendiğinde köpeğimizin disiplinli ve sistematik bir eğitim programından geçmesinin de ileride karşılaşılması muhtemel hastalıklar üzerinde azaltıcı bir etkiye sahip olduğunu söylemek mümkündür. Özellikle çöpten ya da çevreden tüketilen besinler ile zehirlenme ya da bakteri alımı gibi nedenler çevresinde gelişen ishal durumu, eğitimin öneminin bir kez daha vurgulanması açısından oldukça önemlidir.

Sindirim sistemindeki ani değişimleri engellemesi ve sistematik bir beslenme sürecinin önünü açması açısından;

  • Düzenli periyotlarla köpeğin yapısına uygun şekilde yapılan egzersizler.
  • Yeni mamaya geçiş sürecinde ilk etapta eski ve yeni mamayı belirli oranda karıştırarak zamana bağlı olarak yeni mamanın rasyondaki ağırlığının arttırılması stratejisi.
  • Yem ve su kaplarının sürekli olarak dezenfekte edilmesi.

kritik öneme sahiptir.

Köpeklerde iştahsızlık, ateş ve halsizlik, çoğu zaman kusma ve ishalin bir belirtisidir.

Bir önceki paragraflarda net bir şekilde ifade edildiği üzere köpeklerde görülen sağlık problemlerinde veteriner hekim bilgisi dahilinde olmadan kesinlikle herhangi bir müdahale uygulanmaması durumu kusma ve ishal için özellikle bir kez daha dikkat çekilmesi gereken bir alandır. Bunun nedeni; kusma ve ishalin basit sağlık sorunları olarak göz ardı edilmesi ve problemlerin ortadan kaldırılması amacıyla herhangi bir bilimsel dayanağı olmayan önlemlerin alınarak dostlarımızın yaşamının daha da zorlaştırılmasıdır.

Tabii bu durum köpek sahiplerinin dostlarımızı ilgilendiren hastalıklara müdahale noktasında bilgi sahibi olmasına engel değil, aksine veteriner hekim kontrolünde yürütülecek süreçten tam anlamıyla verim alınabilmesi adına bir gerekliliktir.

Kulak Enfeksiyonu

Diğer evcil hayvanlara kıyasla kulak yapıları dolayısıyla kulak enfeksiyonuna yakalanma ihtimali daha yüksek olan köpeklerde kulak enfeksiyonuyla ilgili ilk etapta temel semptomları incelemek, daha sonrasında ise bu semptomlara neden olan dolaylı ve dolaysız faktörlere değinerek enfeksiyonun dostumuzun yaşantısı üzerindeki olumsuz etkilerinin minimize edilmesine yönelik tavsiyeler vermek şüphesiz doğru bir yaklaşım metodu olacaktır.

Köpeklerde kulak enfeksiyonu kısa sürede ilerleyebilen bir hastalıktır.

Köpeklerde kulak enfeksiyonunun temel semptomları;

  • Kulak enfeksiyonu dostumuz için dayanılması güç bir acı meydana getirir ve bu nedenden ötürü dostumuz kulağına dokunulmasını istemez ve kafasını ağrıyı azaltacak şekilde eğimli tutma gayreti gösterir.
  • Köpekler rahatsızlıklarını halsizlik, keyifsizlik, iştah kaybı ve yüksek ateş gibi temel ifadelerle de dile getirirler. Tabii bu noktada; halsizlik ya da yüksek ateş gibi semptomların doğrudan kulak enfeksiyonunu işaret etmediği fakat köpeklerde hastalığı kesin olarak sembolize ettiğinin altını çizmek gerekir. Dolayısıyla bunlar tek başına bir semptom olmasa da işaret olarak okunmalıdır.
  • Enfeksiyonun tedavisine yönelik müdahalenin gecikmesi durumunda dostumuzun kulağında iltihap gelebilir ve bu iltihap çoğu zaman çevreye rahatsızlık verecek denli kötü bir kokuya sahiptir. Bu açıdan bakıldığında köpeklerde kulak enfeksiyonunun en temel ve önemli belirtisinin; kulaktan gelen kötü kokulu iltihap olduğu ifade edilmelidir.
  • Kulak denge işlevinde hiç şüphesiz çok önemli bir paya sahiptir ve bu nedenle kulakta meydana gelen problemler köpeğimizin dengesinde de bozulmalara, özellikle oturup kalkma esnasında gözle görülür hareket bozukluklarına yol açar ve bu durum da önemli bir semptom olarak değerlendirilir.
  • İşitme fonksiyonlarında azalmaya bağlı olarak dostumuzun çevreden gelen iletilere tepkisi azalabilir. Tabii bu işitme kaybını net olarak gözlemle ölçümlemek her zaman mümkün olmamakla birlikte; ileri derece enfeksiyonlarda net bir şekilde göze çarpan semptomlardan biridir.

Kulak enfeksiyonu kapsamında ilk paragraflarda da ifade edildiği gibi problemin köpeğimiz üzerindeki yansımalarına değindikten sonra bu yansımaların nedenleri incelenecektir.

Köpekler başlarını uzun süre sallıyorsa kulak enfeksiyonu semptomlarından biri olarak algılanabilir.

Köpeklerde kulak enfeksiyonunun birkaç farklı nedeni olmakla birlikte genel itibariyle bu nedenlerin hastalık üzerindeki etkisine bakıldığında yabancı  cisimlerin ve alerjen durumların daha etken rol oynadığı dikkate çarpar. Tabii bu ifadeden kulak enfeksiyonlarının yalnızca iki farklı etken çevresinde geliştiğini anlamamak, problem tespit edildikten sonra çözüm arama esnasında tüm alternatifleri değerlendirmek gerekir.

Bu kapsamda, köpeklerde kulan enfeksiyonuna neden olabilecek etkenleri şu şekilde değerlendirmek mümkündür;

  • Yabancı Cisimler : Ağırlıklı olarak uzun kulaklara sahip köpek ırklarında etki sahibi olan bu faktör, çoğunlukla bahar ve yaz aylarında kendini gösterir. Köpeklerde özellikle bu mevsimlerde otlak alanlarda dolaşma esnasında kulağa herhangi bir ot kaçmamasına özen gösterilmeli, köpeğin bu tarz dolaştırmalardan sonra düzenli olarak fırçalanması ve kulaklarının incelenerek enfeksiyona neden olabilecek etkenlerin minimize edilmesi gerekir.
  • Alerjiler : Alerjen etkiler özellikle dış kulak enfeksiyonun oluşumunda pay sahibidir ve dış kulak enfeksiyonları da genellikle kötü kokulu akıntı, dostumuzun kafasını ağrıyı belli edecek şekilde yoğun olarak sallaması ve kulaklarda ateş yükselmesi semptomları ile kendini ifade eden bir enfeksiyon türüdür.

Dış kulak enfeksiyonunu orta ve iç kulak enfeksiyonlarından ayıran temel nokta; tedavisinin daha kapsamlı olması ve müdahale edilmediği takdirde daha çabuk ilerleme kaydedebilmesidir. Dolayısıyla dış kulak enfeksiyonlarında çok daha dikkatli ve çabuk davranmak, dostumuzun sağlığı için gerekli ve çok önemlidir.

  • Tümörler : Tümörler de alerjen etkenler gibi dış kulak enfeksiyonlarına sebep olur ve kısa bir süre içerisinde sağırlığa kadar gidebilecek bir problemdir. Tümörler her ne kadar yaşça ilerlemiş köpeklerde sıklıkla rastlanan bir durum olsa da genç ve orta yaşlı köpek sahiplerinin de dikkatli davranması gerekir.
  • Darbe ve Mikroorganizmalar : Kulağa alınan fiziki darbelerde en ciddi pay sahibi; köpeğin kulağını kaşıması ve bu kaşınmanın cilt üzerinde tahribata neden olarak kaşınma durumunu deyim yerindeyse döngüye sokması ve bu kaşınmanın da darbe etkisi olarak kulakta enfeksiyona neden olmasıdır.

Köpeklerde sık görülen hastalıklardan biri de kulak enfeksiyonudur.

Mikroorganizmalar açısından bakıldığında göze çarpan durumun; köpeğimizin kulağına su kaçması olduğunu ifade etmek gerekir. Tabii bu durumun da oluşmasını çok basit kontroller ile önlemek mümkündür ve alınacak bu basit önlemler hastalığa neden olabilecek tüm faktörlerin etkilerinin minimize edilmesi açısından gerekli ve elzem bir bakış açısıdır.

Kulak enfeksiyonunun tedavisi noktasında ise kusma ve ishalde olduğu gibi veteriner hekim tümüyle yetki sahibi olup, çoğunlukla antibiyotik tedavisi ile problemin çözümüne giden yol çizilse de enfeksiyonun ilerlemesine bağlı olarak ameliyat seçeneği dahi gündeme getirilebilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

WhatsApp WhatsApp Rezervasyon